| 1) “Bu yıl yağışların bol olması çiftçilerin yüzünü güldürdü.” Sözü, daha çok buğday üreticisi için söylenmişse bu söz, buğday tarımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine bir kanıttır? A) Ekim alanlarının genişliğine B) Kuru tarım yönteminin yaygınlığına C) Buğday tarımının masraflı olduğuna D) Çiftçilerin sadece buğday ürettiğine E) Ekimin daha çok sonbaharda yapıldığına 1981 ÖSS | CEVAP) B Buğday 100 mm ile 1000 mm arasındaki yağış şartlarına dayanıklı, yaz kuraklığı isteyen bir üründür. Bu özelliği nedeniyle sulamanın yetersiz olduğu kurak iklim bölgelerinde tarımı yaygındır. İklimin yağışlı geçtiği yıllarda alınan ürün miktarı, kurak geçen yıllara göre 2-3 kat artmakta ve çiftçinin de yüzü gülmektedir. Bu bilgilere bakarak kuru tarım yönteminin yaygın olduğu anlaşılabilir. | |
|
Devamını oku...
|
|
 | Gök dibinde havuzun Sularda ellerimiz Bütün emellerimiz Anlaştı uzun uzun
Sular soğuk bir ışık, Bakıyoruz havuza; Suda omuz omuza İki gölge karışık!
Bir kırık ay havuzda Ağır ağır kayboldu. Havuz şafakla doldu Gün doğdu ufkumuzda
Gün doğdu ucundan Ellerimi bıraktı. Birkaç damla yaş aktı. Parmaklarımın ucundan! Yusuf Ziya Ortaç | |
|
 | İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun, Hala adım düşmüyormuş dudaklarından! Geçenlerde bir yolcudan beni sormuşsun, Metruk, ıssız bir manastır gibiymiş odan! Çamlıklarda tek başına geziyormuşsun, Gözyaşların anıyormuş eski günleri... Ümidini siyah ufuklarda yormuşsun, Sanmışsın ki, giden günler gelecek geri!
Artık ela gözlerinin altı çürümüş, Bahçemdeki kuşlar gibi susmuş kahkahan! Kalbin bir dal mevsimin hüznü bürümüş...
Akşamları son yolcular geçerken kırdan Nazarların dalıyormuş, yıllardan beri Bir seyyahın bekleniyor gibi haberi! Yusuf Ziya Ortaç | |
|
 | Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu, Üstünde çeşm-i bülbül sürahi Yıldız Serpintili mavi bir buğu...
Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar, Öbürünün ışık göğsünde Geceler dolusu sırlar!..
Duvarlarda iki kılıcın gümüş çaprazı, Sene 1053 amel-i Şahin Usta Üstündeki talik yazı...
Çeliğine su vermiş kral kellelerinin kanı, Bir vuruşta parçalanmış Kim bilir kaç şövalyenin kalkanı!..
Raflarda Beykoz işlerinin ışıl ışıl hevengi, Ve sedirler üstünde has bahçeler açan Üsküdar çatmalarının ateş rengi...
Islak gözlü cariyeler uzanırmış onlara, Ve kafeslerin ardından bakarlarmış Yelkenleri zafer dolu kalyonlara!.. Yusuf Ziya Ortaç | |
|
 | Kavuşmak bir gün toprağa, Bir bahar cümbüşü olmak, Dört mevsimde ayrı ayrı Tabiatın düşü olmak...
Bir buluttan düşen yağmur, Bir yıldızdan damlayan nur, Bir yeşil yaprakta huzur, Bir gonca gülüşü olmak...
Yazın savrulmak harmanda, Kışın şahlanmak ummanda, Fecre karşı bir ormanda, Bir kuşun ötüşü olmak... Yusuf Ziya Ortaç | |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 15 Toplam: 5416 |